Bu Blogda Ara

14 Temmuz 2009 Salı

ÖZNE OLABİLMEK

Günümüz sol kamoyunun bugünlerde en çok tartıştığı ve üzerinde denemeler yaptığı konulardan birisi: “Birlik Sorunu”.Sadece sol unsurların tartıştığı bir konu da değil aslında bu mesele, liberaller ve muhafazakarlar dahi bu konuda kendi çapları doğrultusunda yazıp çiziyorlar. Peki gerçekten sol,devrimci ve emekten yana güçlerin bu konudaki yaklaşımları ya da bu konuyu çözmek doğrultusunda yaptıkları eylemler nelerdir?
Sol ve devrimci güçler arasındaki birlik arayışı ilk kez konuşulmuyor daha önce de konuşulmuş hatta bu konu üzerinde konuyu derinlemesine çözecek deneme arayışlarına gidilmiştir. Ne yazık ki bu denemelerin hiç birisi olumlu sonuç verememiştir çünkü daha yola başlanırken hata yapılmıştır. Birleşecek isimlerin sonuna kağıt üstünde İnşa Örgütü(İÖ) veya Parti Girişimi(PG) yazmak hiçbir şeyi çözmemiş aksine bu denemeler sonucunda kurulan yapılar daha önlerine çıkan ilk engelde ayrı yörüngelere doğru savrulmuşlardır. Sonucun böyle olmasının nedeni ise gayet açıktır, uzun vadede birlikte bir iş yapmak isteyen hiçbir güç önlerine koyduğu birlik sürecinin gereği olan kaynaşmayı,birlikte çalışmayı tabanına özümsetememiştir.Yani; yukarıdan, seçilmiş, MYK’ların masa başında kotardıkları parti, en öz anlamı ile tabana,militanlara gitmemiştir tabi bu durumda sürekli yazılıp çizilen “birlik” konusu tam anlamı ile başlamadan bitmiştir.Burada TKP-İşçininsesi lideri Rıza Yürükoğlu(Nihat Akseymen)’nun bir sözünü hatırlamak yerinde olacak:”İdeolojik birlik olmayan yerde örgüt birliği de uzun dönemde yok olur.”Kaldı ki çoğu zaman uzun dönemde değil kısa dönemde tahrip olmaya başlıyor günümüzdeki “birleşen” örgütlerin “Örgüt Birliği.”Burada sormamız gereken soru ise yeniden kuralacak gerçekten örgütsel birliği bir arada tutacak olan ideolojik çimento nasıl yoğurulacak?Bu sorunun cevabının bir tane olmadığı açık ama şu da bir gerçek ki ne cevapsız ne de cevaplandıralamayacak bir sorudur bu.Öncelikle tabana inememiş,tepede kalmış,sağlıklı bir sürece oturtulmamış, büyüyüp serpilmesi beklenmemiş hiçbir birlik denemesinden sağlam ideolojik bir zemin,çimento bekleyemeyiz.Aslında bu soruyu bir cevaba daha bağlamak gerekirse kendi öznelerini yaratamamış,öznelerine kurduğu(kuracağı) birlik sürecinin ideolojik altyapısını benimsetememiş hiçbir yapının bu tür birlik denemelerinden; başarı ile çıktığını söylemek tarihe, başarı ile çıkacağını söylemek ise geleceğimize haksızlık olur.
Öznenin üzerinde durmak gerekirse, kimdir bu özne gibi bir soru başlamamız için yardımcı olacaktır.Öncelikle bu özne sözcüğünden kasıt “birey” olabilmektir.Belki de bugün başarısız sol ve devrimci güçlerin en çok atladığı konulardan birisidir “birey” olabilmek.Bir insan düşünün ki yaşamı boyunca bir “birey olma” güdüsünü,duygusunu yaşayamıyor, evde ailesi,sokakta mahalle baskısı,okullarda öğretmen ve okul bürokratlarının zorlamaları erkek ise askere giderse ordu hiyerarşisinin despotluğu eğer kadın ise sürekli üstünde hissedeceği cinsel bir baskı ve sömürü yüzünden “birey”(kendisi) olamıyor günümüz insanı.Kendi hayatında özne olduğu, en azından öyle kabul edildiği halde ,“de facto” olarak özne değil sadece kendi yaşamında özne görünümlü bir nesne olmaktan öteye ne yazık ki gidemiyor.Kapitalist bir düzen sınırları içinde “özne”’yi aradığımızda tüketmek unsuru ile karşılaşacağımızdan yüzde yüz emin olduğumuz için bu şaşırtıcı bir durum değil bizim açımızdan ancak “insanın insan” olmasını engelleyen bu düzene karşı çıkan ve ona alternatif olarak sunduğu yeni yaşamın izlerini,mücadelesinde ve mücadele araçlarında göstermesi gereken devrimciler ve devrimci yapılarda, “özne” unsurunu görememek ise maalesef bizi oldukça şaşırtıyor.Türkiye sol yapılarına baktığımızda ve yakından incelediğimizde gayet net bir şekilde bu sorunu görebiliriz.Yukarıdan alacağı direktifler ve emirler olmadan hareket edemeyen,parti fasikülleri ve yukarının yazdığı bildiriler hariç herhangi bir materyal okuyamayan,tartışamayan,eleştiremeyen parti idealizasyonu ve dogmatizm ile beraber kendine ve çevresine “yabancılaşmış” aslında genç ve ateşli olan ama bahsettimiz etmenler yüzünden çürümüş yeni nesil devrimciler mevcut günümüzde.Peki nasıl aşacağız bu sorunu?Çünkü bugün bir çok fraksiyon yukarıda saydığımız sıfatlara (okuyan,tartışan,eleştiren vb.) sahip olan devrimcileri yapılarından uzaklaştırmakta ve itaatkar ve hizmetkar militanlar ile yolculuklarını sürdürmektedir.Burada Lenin’in sözlerini hatırlatmakta yarar var: ”Eğer her zaman itaatkar olmayan akıllı olan insanları uzaklaştırır ve yalnızca itaatkar aptallar ile baş başa kalırsanız, hiç kuşkunuz olmasın partiyi yıkıma götürürsünüz.”Bu sözlerden de anlayacağımız gibi güçlü bir partinin, teoriyi kitlelere nüfuz ettirecek güçlü bir partinin;okuyan,sorgulayan,eleştiren,insiyatif alabilen devrimcilere ihtiyacı var.Bugün sınıfın aklı olan partinin, öznelere ihtiyacı var.İnsanların da,kapitalizmin arsız ve hilekar yüzünün bütün etrafını sardığı, insanların ”benliğini” parçaladığı bugünlerde nesne olmak yerine özne olmaya ihtiyaçları var.Bunun için de gerçekten özne olacakları güne kadar mücadele edecekleri ve özne olmak ile tanışacakları ve kendilerini geliştirecekleri bir mücadeleye,mücadele araçlarına ihtiyaçları var.
Bir gerçek var ki oda bundan sonra ortak bir parti ya da örgüt oluşturmak için oluştulan süreçler diğer süreçler ile farkını koydukları parti-birlik isimleri veya yazacakları parti programı ile değil, önlerine koydukları süreci nasıl işledikleri ve devrimci özneleri yaratıp yarat(a)madıkları ile farkları belli olacaktır. Süreci işlemek: tabana birlikte çalışmayı aşılamak, kaynaşma şansı vermek, insiyatif almalarını sağlamaktır. Devrimci özneleri yaratmak ise: düşünen, okuyan,tartışan,eleştiren karşısındakini tasfiye etmek yerine,onu ikna etmeye çalışan bireyleri yaratmak,komünistlerin arzuladığı yeni insanın ilk embriyosunu çevresine gösterecek olan bireyleri ortaya çıkarmak belki de yaratmaktır.Bugünkü şiarımız gayet açık bir şekilde düzenin insanı yabancılaştırmasına karşı özne olmasını sağlamak olmalıdır.Engels: ”Hareketin en basiti yer değiştirmek en yükseği ise düşünmektir” der.Bugün bizlerin hareketin en yükseğini gerçekleştirecek düşünen öznelere ihtiyacımız vardır.Ancak bu tür bir birlik,örgüt,parti başarılı olacaktır,insanları özne olmaya çağıran bir parti…”EKMEK,GÜL VE HÜRRİYET GÜNLERİ”ne olan özlemi birlikte gerçekleştirmek ve bu büyük özlemimize kavuşmak için önce özne olabilen devrimci birey…

Hiç yorum yok: