Bu Blogda Ara

5 Aralık 2008 Cuma

HAMDOLSUN

“Hamdolsun kriz bizi teğet geçti!”.Keşke teğet geçse idi, keşke bu kriz bize hiç dokunmayacak olsaydı da “doğruluğun ve güvenirliliğin” abidesi sevgili başbakanımız zor durumlara düşmeseydi. Zira beraber yürüdük biz bu yollarda, başbakan ile aramızdaki güvenirlilikse hat safa da… O yüzden teğet geçseydi de şu kriz, başbakanımızın dürüstlüğü yüreğimizde hiç hasar görmeseydi…
İktisat konusunda herhangi bir eğitim almama rağmen( bundan sonrada geniş bir eğitim alamayacağım zira branşım daha farklı) haddim olmayan, bu beynelmilel meseleye kendi kısıtlı bilgilerimle,kendi çapımda değinmeye çalışacağım.
Öncelikle, ayak sesleri duyulduğu halde, kapitalistleri telaşlandırmaya hatta korkutmaya yeten bu kriz bilindiği gibi, kapitalizmin yaşadığı ilk büyük çaplı kriz değil, bundan önce iki kez daha yaşandı. Gerçi bundan önceki iki taneden de, daha çok 1929 krizi bizi yakından ilgilendiriyor çünkü bu krizle günümüzde yaşanan krizin kesinlikle benzer yanları var.
İlk olarak 1929 krizine bakalım.29’ krizi iki savaş arasında oldu;1.dünya savaşı ve 2.dünya savaşı arasında.1920’ kapitalist dünyasında ABD yükselişte ,o zamanki ekonomik gelişmenin üç temel bileşeniyse,otomotiv,elektrik ve petrol.Gitgide büyüyen borsa ve bununla beraber değeri artan hisse senetleri,ekonomik canlandırma yaratmıştı.Hisse senetlerine yönelişte hızla artıp realitesini kaybedince,hesaplar şirket karlılığına değil,kağıtların satış değerini devam ettirmesi beklentisi üzerinden yapılıyordu.Böylece,kısa zamanda kar kazanmak isteyen ama şirketlerin durumları hakkında en ufak bilgisi olmayan amatör spekülatörlerin çılgınca hisse senedi tüketmesinin bir yere varamayacağını gören büyük spekülatörlerin ellerindekilerini satması sonucu kağıtların değerleri sıfırlandı.*1 . Bunun sonucunda ise ”Borç-krediye dayanan ekonomi çöktü;bankalara borçlar ödenemedi;1930-32 arasında 9000 banka iflas etti.Bankacılık sisteminin çökmesi hem tüketimi hem de üretimi etkiledi.Tüketim talebi daraldı;bankalar kredi veremez oldu ve şirketler hızla üretimlerini kıstılar.Bu işsizlik demekti…”*2 . 1929 krizinin genel özeti kısaca böyle buradan çıkaracağımız şey “1929 krizi aşırı üretim ve aşırı kredi kullanımının, mali vurgunculuğun yol açtığı bir krizdi”*1.
Günümüzdeki krizde bir çok nedenden dolayı “29” kriziyle benzeşiyor. Yine ABD’den türemesi,sonu gelmez kredilerin ve hisselerin yarattığı,gerçekçi olmayan,kağıt üstünde kalan,ekonomik bir köpük…Çünkü “bugün piyasada dolaşan her 10 mali değerin yalnızca 1’nin gerçek karşılığı var” sanırım aktardığım bu cümle bu balon köpüğünün zihinlerde biraz olsun canlanmasına yardımcı oluyordur.Kredilerin önemi de günümüzdeki bu açmazı kavramada önem taşıyor.”…kredi sistemi,üretken güçlerin maddi gelişmelerini ve bir dünya piyasasını hızlandırmaktır…”*3 Bugün krediler gerek makro gerekse de mikro olarak ekonomik ilişkilerin olmazsa olmazı olmuş ve kesintiye uğrayan sermaye birikiminin devamı için adeta “taze kan” işlevi görmüştür.
Ne yazık ki kapitalistler, kendilerine sınıfsal olarak armağan kalan ahmaklıkla,bu taze kanın metobolizmalarına zarar vereceklerinin farkında değiller.Ahmakça “gölgesini satamadıları ağacı kesmeye” devam ediyorlar.Kendi kuyularını kazdıklarının farkında değiller.Eğer bu süreçlerde komünistler durumu iyi kavrayamayıp buna bağlı olarak bir pratik geliştiremezlerse,”ahmaklar” sınıfı bu krizden de bir şekilde yakasını kurtarmayı başaracaktır.Artık,bıktıysak onurlu insanların açlıktan ölmesinden,artık bıktıysak bebelerin karınları aç olduğu için ağlamasından,bıktıysak değerlerimizin pazarlanmasından,sevginin pazarlanmasından,insan olmak için ihtiyacımız olan her şeyin pazarlanmasından artık bıktıysak…Çaresi yok bir şeyler yapmalı,haykırmalı,bu bezirgan saltanatının böyle gitmeyeceğini, bunu o “ahmak” sınıfın kafasına çakmalı.Bilmeliler emekçiler geliyor, proleterya geliyor…Eminim ki o ahmaklar günümüzdeki duruma bakıp gülümseyerek,birkaç reformistle,oportünistin ve birkaç marjinalin kendisini alaşağı edemeyeceğini söyleyecektir.Bilsinler ki bu ülkede,şu an gerçekten mücadele edenler var.Bu ülkede SOSYALİST CUMHURİYET İÇİN canla başla çalışanlar var.Ahmaklar bu krizlerin içinde boğulurlarken bir yandan da acı bir şekilde göreceklerdir boğazlarına yapışmış,komünistleri…Namuslu ellerimiz yakaların da...



*1:”Yeni bir sol atılım için”, Haluk Yurtsever, Kalkedon
*2:”Sermaye birikirken”, Oya Köymen, Yordam
*3:”Kapital, Cilt 3”, Karl Marx, Sol

1 yorum:

grange dedi ki...

çok güzel yazmışsın hep böyle devam et!