Koşuyorum
koşuyorum ayaklarım kopana kadar
üstelik vakit gece yarısı
gece yarısı koşuyorum
sanki arkamda biri
güvenilir olmayan biri hani
koşuyorum gece yarısı
bu sokaklar hep böyle düzenbaz
hep böyle adi mi olur kardeş
önüm,arkam hep kalleş
beni bırak sen
kendine dikkat et
takılır düşersin, kaldırımlar ihanet
Bilmez herkes öyle
bilmez, bilemez
nasıl bir sevgilidir devrim
Yalnız olacaksın önce
Hatta sürüden ayrılacaksın daha da önce
Yalnız olacaksın;
bir bedenin
bir yüreğin
bir de sen
yeri geldiğin de korkan
yeri geldiğin de ağlayan
çokça seven
çokça sevilemeyen
canı yakılan
yeri geldiğinde kızan
yeri geldiğinde susan
yeri geldiğinde…
insan olan
sen işte
bir de sen…
yürekte yaşanır önce ihtilal
ve fukara sokaklarda
ve meydan da belli olur
devrim kahramanları
ve sınıfta yapılmaz sınıf kavgası
-değil bu çocuk oyuncağı
bu çocuklarımızın gelecek şansı-
Hıncahınç dolu içim
koşuyorum durmadan
yüreğimde Mustafa Suphim
koşuyorum ölesiye
“10 Eylül”bugün doğum günüm benim
koşuyorum şehrin gözlerine
ağlayasım var kederliyim
koşuyorum partime
mücadeleme
koşuyorum sevdiklerime
Tarih sen ki beni
yalnızlığa ittin
ne olup olamayacağıma sen
sen karar vereceksin
Tarih sen karar vereceksin
kimin aklanıp
kimin yanacağına
Hırsızların “sip”tir olup gitmesine
Yüreksizlerin daha yolun başında düşmesine
Tarih sen karar vereceksin!
-dışarıda ihtilal kokuyor
hainlik yanımızda fışkırıyor-
koşuyorum ayaklarım kopana kadar
koşuyorum ölesiye
koşuyorum zafere kadar
beni ancak…
beni ancak yüreğim tutar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder